Search result for

กบฎ

(16 entries)
(0.005 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -กบฎ-, *กบฎ*.
Longdo Dictionary ไทย (TH) - ไทย (TH)
กบฎ (n ) เป็นคำที่สะกดผิด ที่ถูกต้องคือ กบฏ

Result from Foreign Dictionaries (15 entries found)

From The Collaborative International Dictionary of English v.0.48 [gcide]:

  De- \De-\
     A prefix from Latin de down, from, away; as in debark,
     decline, decease, deduct, decamp. In words from the French it
     is equivalent to Latin dis- apart, away; or sometimes to de.
     Cf. {Dis-}. It is negative and opposite in derange, deform,
     destroy, etc. It is intensive in deprave, despoil, declare,
     desolate, etc.
     [1913 Webster]

From V.E.R.A. -- Virtual Entity of Relevant Acronyms (June 2006) [vera]:

  DE
         DatenElement (HBCI)
         

From French-English Freedict dictionary [fd-fra-eng]:

  de [də]
     of
     from; of
     from; out of
     at; by; on; upon
     because of; for; for sake of; on account of; owing to; through
  

From Portuguese-English Freedict dictionary [fd-por-eng]:

  de
     of
     from; of
     from; out of
  

From Dutch-English Freedict dictionary [fd-nld-eng]:

  de [də]
     the; to the
     the
  

From Dutch-English Freedict dictionary [fd-nld-eng]:

  ‐de
     ‐th
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  epi-
  
  1. (önek) üstünde, üstüne, yakınında, -de, önce, evvel, sonra, takiben.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  in
  
  1. (edat.) içinde, içine, dahilinde, de, da
  2. giymiş, süslenmiş, örtülü
  3. (belirli bir renk, model veya kumaştan) yapılmış
  4. düzenlenmiş
  5. ile meşgul
  6. amacıyle
  7. vasıtasıyla
  8. göre
  9. bakımından
  10. tesirinde
  11. esnasında
  12. (A.B.D.) zamam dolmadan önce
  13. halinde, vaktinde, mevsiminde
  14. üzere, ile, iken. in any case her halde, ne olursa olsun. in a crowd ka-   labalık halde, küme halinde in fact gerçekte, aslında, hakikatte. in health sıhhatte. in honor of şerefine. in hot water sıcak suda
  15. güçlük içinde, zor durumda. in itself haddi- zatında, bağımsız olarak. in my opinion benim fikrimce, bana kalırsa. in order that diye, ta ki. in reply to -e cevaben, cevap olarak. in sight görünürde. in so far as -e kadar. in that çünkü, cihetiyle, madem ki. in the dark karanlıkta, bilmeyerek, malumatı olmadan. in three months uç aya kadar, üç ay zarfında. believe in him ona güvenmek. blind in one eye bir gözü kör. seven in number sayıca yedi, yedi adet.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  on
  
  1. (edat) üzerinde, üstünde üstüne
  2. yanında
  3. kenarında
  4. tarafında, de
  5. ile
  6. esnasında, zarfında
  7. hakkında
  8. halinde. on the alert tetikte, uyanık. on the contrary aksine, bilakis. on the offensive hücum halinde. on the whole genellikle, her şeyi hesaba katarak. on the track of peşinde, izinde. on Thursday perşembe günü, Let' be on our way. Gidelim. The house is on fire. Ev tutuşmuş. Yangın var. The joke is on you. Bu taş size atıldı. The car stalled on me. Arabanın motoru durdu ve bana zorluk çıkardı.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  too
  
  1. fazla, lüzumundan fazla, hadden ziyade
  2. de, dahi, ilâveten, ek olarak, hem de. Too bad! Vah vah! I am too going. Ne yaparsan yap, gideceğim. This has gone too far. Bu mesele sıktı artık.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  upon
  
  1. (edat) üstüne, üzerine, üstünde, üzerinde
  2. -e, -de, ile
  3. vukuunda, hususunda
  4. şartıyle, göre
  5. takdirde. tier upon tier tabaka tabaka, sıra sıra. upon my word vallahi, alimallah
  6. Hay Allah !
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  a
  
  1. bir, herhangi bir (ünsüzle başlayan kelimelerden önce kullanılır
  2. (bak.) an)
  3. her bir, -de, -ne: twice a year senede iki  defa, two lira a dozen düzinesine iki lira.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  and
  
  1. (bağlaç.) ve, de, ile And howl (k.dili) Hem de nasıl and so forth ve saire.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  at
  
  1. (edat.) tarafında, -de, -da
  2. -e, -a
  3. üzere, halinde
  4. başına, her birine, beherine
  5. nezdinde
  6. yanında, evinde
  7. ile meşgul
  8. hususunda at all hiç, hiç bir suretle at and  from (den.) (sig.) gerek limarda ve gerekse yolda(sigorta)  at best nihayet, olsa olsa.  at call talep edildiginde. at ease rahat.  at first önce, evvela. at home evde
  9. kabul günü. at large serbest. at last nihayet.  at least hiç olmazsa. at most en çok.  atoncederhal, hemen. at one aynl fikirde  mutablk
  10. saat birde. at par resmi değerinde.  at sight göruldüğünde, ibrazında at that oldugu gibi
  11. haliyle
  12. hatta, bile. all at once hepsi birden, hep bir(den.) all at sea şaşırmış, ne yapacağını  bilmez bir halde. sick at heart kederli, uzgun, muteessir.
  
  

From Spanish-English Freedict dictionary [fd-spa-eng]:

  de
     from; of
     from; out of
  

Are you satisfied with the result?

Go to Top