Search result for

kader

(18 entries)
(0.0277 seconds)
ลองค้นหาคำในรูปแบบอื่นๆ เพื่อให้ได้ผลลัพธ์มากขึ้นหรือน้อยลง: -kader-, *kader*
CMU English Pronouncing Dictionary
KADER    K EY1 D ER0

German-English: TU-Chemnitz DING Dictionary
Kader {m} | Kader {pl}cadre | cadres [Add to Longdo]
Kader {m} [sport]pool [Add to Longdo]

Result from Foreign Dictionaries (15 entries found)

From Dutch-English Freedict dictionary [fd-nld-eng]:

  kader [kadər]
     cadre; frame; framework
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  chance
  
  1. talih, şans
  2. kader
  3. ihtimal
  4. fırsat
  5. risk
  6. riziko
  7. şans eseri olan. by chance tesadüfen, kazara. on the chance that ümidiyle. take one' chances talihe bırakmak. the chances are muhtemelen.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  destiny
  
  1. kader, nasip, kısmet, mukadderat, alın yazısı.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  fatality
  
  1. kaza sonucu olan ölüm
  2. felâket, musibet, uğursuzluk
  3. kader, kısmet. fatalities  ölenler.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  fate
  
  1. kader, takdir, kısmet, talih
  2. ecel, helâk, ölüm
  3. akibet, encam. the Fates kader tanrıçaları. fated  kadere dayanan, kadere bağlı
  4. mahvolmaya mahkûm.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  fortune
  
  1. talih, baht
  2. rastlantı, tesadüf
  3. uğur
  4. şans
  5. kader, kaza, kısmet
  6. servet, çok para. fortune hunter bilhassa evlenme yolu ile zengin olmak isteyen kimse, servet avcısı. fortuneteller  falcı. fortunetelling  falcılık. make a fortune zengin olmak, servet yapmak. soldier of fortune kiralık asker. tell one's fortune bir kimsenin falına bakmak. try one's fortune şansını denemek.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  kismet
  
  1. kısmet, kader, nasip.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  karma
  
  1. Budizm ve Hinduizmde insanın iyi veya kötü kaderinin dünyaya daha önce gelişinde yaptığı iyi veya kötü hareketlerinin sonucu olduğunu savunan öğreti
  2. kader, talih.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  lot
  
  1. (-ted, - ting) kısmet, kader, talih, baht, nasip
  2. kura
  3. (İng.) vergi
  4. arazi parçası
  5. hisse, pay
  6. (gen.) (çoğ.) birçok, çok miktar
  7. kısım, parça
  8. nevi, tip
  9. taksim etmek, hisselere ayırmak
  10. kısımlara ayırmak (arazi)
  11. kur'a ile taksim etmek. a lot çok. cast in one' lot with birinin kaderine bağlanmak, birinin nasibini paylaşmak. cast lots zar atarak veya başka suretle talihini denemek. draw lots kur'a çekmek. odd lot az miktar. He has lots of friends. Pek çok dostu var. the lot hepsi.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  lottery
  
  1. piyango, lotarya, kur'a
  2. kader, (kıs.)met, tesadüf.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  moira
  
  1. kader, kısmet, baht.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  predestination
  
  1. takdir, kader, kaza, nasip, (kıs.)met
  2. takdiri ilâhi.
  
  

From English-Turkish FreeDict Dictionary [reverse index] [fd-tur-eng]:

  portion
  
  1. (kıs.)ım, parça, cüz
  2. porsiyon, bir tabak yemek
  3. pay, hisse
  4. (kıs.)met, kader, nasip
  5. drahoma, çeyiz
  6. hisselere ayırmak, taksim etmek
  7. parsellemek
  8. miras bırakmak
  9. kızına drahoma vermek. lega1 portion (huk.) mahfuz hisse.
  
  

From German-English Freedict dictionary [fd-deu-eng]:

  Kader [kaːdr] (n) , s.(m )
     cadre
  

From German-English Freedict dictionary [fd-deu-eng]:

  Kader [kaːdr] (n) , pl.
     cadres
  

Are you satisfied with the result?


Discussions

Go to Top